ALGILADIĞIM DÜNYA(DÖRT DUVAR ARASINDA)

Şimdi masanızın üzerine bakın. Üzerinde muhtemelen kalemlik, bir kaç kitap,lap top, belki içecek bir şeyler. Fıstık, leblebi falan da var mı?

Şimdi masanızın bir köşesinden elinizle bir kuvvet uygulayıp ayaklarını birazcık yerden kesin. Sonuç masanın üzerinde bulunan nesnelerin kayma eğilimi içerisine geçeceğidir. Tam kaymaya başlama anında kronemetrenizi durdurun. Dünyayı durdurun. Şimdi bir fizik profesörü(işinin ehli) uyguladığınız kuvvet karşısında nesnelerin masanızın üzerinde durduğu duruma göre, sürtünmeye ve ağırlıklarına göre ne kadar kayacağını hesaplayabilir.

Acaba kainatı yaratan veya başka bir söyleyişle kainatı ortaya çıkartan kuvvet(adına ne derseniz) bizim şu an için sahip olmadığımız bir fizik bilgisine sahip değil midir?

Bir tona yakın çiviyi nalburlara dağıtmak için kamyonetine yüklemeye çalışan adam, akşam eşine çok kızmış(Sebebi nedir acaba?). Kamyonetin kapağı inat etmiş tam kapanmamış. Herif sinirli, vurmuş kapağı binmiş, çalıştırmış arabayı.

Kadının hastalığı işte havaalanı, otogar neyse ne , geç kaldımı adeta kafayı yiyecek kadar deli oluyor. Bir hastalık. Kocası aman benim kafamı yemesin diye basıyor gaza. Yollar köy yolu, kestimeden geliyor.

Koyunlarını otlatmaya götüren çoban...

Kamyonet çivilerin bir kaçını döküyor. Havaalanına yetişmeye çalışan adam çiviler neticesinde malum olay, teker patlar araba dönmeye  başlar.

Yoldan geçen koyun dönen arabanın altında kalır. Allah' tan arabadakiler sağlam.

Şimdi soru şu; Yoldan geçen masum hayvanatın suçu cinsinin" koyun" olması mı?

Yapacak bir işiniz yok, birazda canınız sıkılıyor. Belki gelen mesajlarınızı merak ediyorsunuz ve ya arkadaşınızla buluşacaksınız, vakit dolduruyorsunuz.

Yani bilgisayarınızın başında oturmanız ve bu yazıyı okumanız, sizce rastlantı mı?

Eğer geçmişimizle geleceğimizin bileşkesi şu anı oluşturuyorsa, gelecek bilinmez değil bence.

Ya sizce????

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !